10 Ekim 2009 Cumartesi

The Silence of the Bombanera

Efsane oyuncu Maradona yönetiminde Dünya Kupası elemelerinde aldığı başarısız sonuçlar ile eleştirilerin odak noktası haline gelen Arjantin, bu hafta sonu Peru ile çok kritik bir mücadeleye çıkacak. Dünya Kupası'na katılabilmesi için mutlak kazanmak zorunda olan Arjantin, bundan tam 40 yıl önce yine Peru ile Dünya Kupası'na katılabilmek için hayatı öneme haiz bir maça çıkmıştı. Şimdi bu kritik mücadele öncesinde 40 yıl önceye gidelim ve Arjantin ile Peru arasında oynanan mücadeleyi hatırlayalım hep birlikte.

Boca Juniors'un kalesi La Bombonera yıllar içinde elde edilmiş haklı bir üne sahip. Boca'nın fanatik taraftarları, 12. adam görevlerini layıkıyla yerine getirirken, Buenos Aires'in güneyinde konuşlanan stad, misafir takımlar için puan almanın çok zor olduğu bir mekan olmuştur yıllar içinde.

Stad, açıldığı 1940 yılından beri pek çok ünlü yıldıza ev sahipliği yapmış, o atmosferde birçoğu da başarılı bir futbol sergileyememiştir. 31 Ağustos 1969 yılında La Bombanera'da yapılan Arjantin-Peru Dünya Kupası eleme maçı ise Arjantin'in hüsranına, Peru'nun zaferine ev sahipliği yapmış ve böyle güzel bir futbol hikayesinin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

Maça geçmeden önce o zaman Güney Amerika'da uygulanan eleme sistemini hatırlamakta fayda var. Toplam 10 takımın katıldığı elemeler şimdiki gibi tek grupta yapılmamaktadır. Dünya Kupası'nda toplam 3 kontenjana sahip Conmebol ülkeleri 3 gruba ayrılmıştır ve gruplarında ilk sırayı alacak takımlar Dünya Kupası'na katılmaya hak kazanacaklardır.

Arjantin de Peru ve Bolivya ile aynı grupta yer almış deplasmanda oynadığı ilk 2 maçı kaybederek, puansız son sıraya çakılmıştır. Peru maçından 1 hafta önce Bolivya'yı 1-0 yenerek ilk puanlarını alan Arjantin, umutlarını sahasında oynayacağı Peru maçına taşımıştır. Maç öncesinde Peru ve Bolivya 4'er puanlar Arjantin'in önünde yer almaktadırlar.

Arjantin'e galibiyet dışında hiçbir sonuç yaramamakta, galibiyet bile Dünya Kupası'na gitmesine yeterli olmamaktadır. Amaç kazanıp Peru ile tarafsız sahada bir play-off maçı oynamaktır. Ancak Peru kolay lokma değildir. Brezilyali efsane Didi'nin yönetimindeki Peru Milli Takimi, Teofilo Cubillas'in etrafında şekillenen oyunuyla futbolda altın çağını yaşamaktadır.

Galibiyetin Dünya Kupası hayallerini canlı tutacağının farkında olan Arjantin, maçın başlamasıyla Peru üzerine akın akın gitmeye başlar. Ancak günün kahramanlarından Peru forveti Oswaldo Ramirez'in sonraları yapacağı açıklamada da dediği gibi, Peru kalesinde hayatının en iyi futbolunu oynayarak devleşen Luis Rubinos, Arjantin forvetlerine gol imkanı tanımaz ilk yarı boyunca.

İkinci yarıda da Arjantin baskılı futbolunu sürdürür. Ancak bu baskı kontra atak tehlikesini de beraberinde getirir. Arjantin defansının arkasına sarkan Oswaldo Ramirez 52. dakikada İnkaları 1-0 one geçiren golü atar. İşler Arjantin için iyice zorlaşmıştır. Tribünlerin desteğini de arkasına alan Arjantin, beraberlik için baskısını arttırır. Maçın bitimine 12 dakika kala kazanılan penaltıyı Rafael Albrecht gole çevirir. Arjantin'in Dünya Kupası biletini alması için bir gol daha bulması gereken 12 dakika vardır. Golden 2 dakika sonra Arjantin'in ümitlerini suya düşüren gol gelir. Sahnede yine Oswaldo Ramirez vardır. Roberto Perfumo'dan kaptığı topu ağlarla kucaklaştıran Ramirez, Peruluları da sevince boğar. Arjantin'de sonradan oyuna giren Alberto Rendo 87'de beraberliği getirir takımına. Ümitler yeniden yeşermiştir fakat çok fazla zamanı kalmamıştır Albiceleste'nin. Miguel Brindisi maçın son anlarında ülkesine play-off şansını getirecek 3. golü atar. Ancak hakem kaleci Rubinos'a yapılan faulü görmüş ve golü iptal etmiştir.

Maç Arjantin için dramatik bir şekilde son bulur. Peru tarihinde ilk kez Dünya Kupası'na katılma hakkı kazanırken, Arjantin futbolu tarihinin en üzücü günlerinden birini yaşamaktadır.

Maçtan sonra Arjantin soyunma odasında yaşananları ikinci golün sahibi Alberto Rendo'nun ağzından dinleyelim; “Attığım gol hayatımda attığım en üzücü goldü. Gole sevinememiştim bile. Topu ağlardan hemen çıkardım ki 3. gol için fırsatımız olsun. Ancak o gol gelmedi. Daha önce soyunma odasında böyle bir hayalkırıklığı görmemiştim. Takım arkadaşlarımdan pek çogu göz yaşlarına boğulmuştu. Teknik Direktor Pedernera ise bir köşede sessizce oturmuş sigara içiyordu. Benim icin ayrıca üzücüydü. Çünkü Dünya Kupası'nda oynamak için son şansımı kaybetmiştim.”



Gecenin yıldızı hiç şüphesiz Peru adına iki gol kaydeden 22 yaşındakı Oswaldo Ramirez'dir. Daha sonraki dönemde Didi'nin konuşmalarının hem Portekizce hem de çok yavaş olmasından dolayı ne kadar sıkıcı olduğundan, bazen uyumakla burun buruna geldiğinden bahseden Ramirez, o gün Didi'nin dediklerini yaptığını ve Brezilyalı hocanın haklı çıktığını da itiraf eder. O maçtaki performansı ona bir de isim getirmiştir: “El Verdugo De La Bombanera” yani “La Bombanera Celladı”

Peru ilk kez katıldığı 1970 Dünya Kupası'nda gruplarda Bati Almanya'nın ardından ikinci sırayı alarak çeyrek finale çıkar. Çeyrek finalde daha sonra kupayı da alacak Brezilya'ya 4-2 kaybederek kupaya veda ederler. 1970 Dünya Kupası Arjantin'in katılamadığı son Dünya Kupası'dır. 1970'den sonra yeniden Dünya Kupası'na katılamama riskiyle burun buruna kalan Arjantin bakalım 40 sene sonra neler yapacak? Hep birlikte göreceğiz.

Stereotyped from Enes Özbey

2 yorum:

Armağan Özkaynakçı dedi ki...

Öncelikle tebrikler bir çırpıda okudum. Arjantin ve Peru'nun bir de Brezilya için dramatik bir hikayesi var. O meşhur 78 Dünya kupası'dan 6-0'lık maç. Sanırım hep yol ayrımında karşı karşıya geliyorlar. Peru bu sefe yolu tıkayacak mı, açacak mı göreceğiz.

S.B dedi ki...

Haklısın Armağan. Zaten bugünkü maçın sonucuna göre bahsettiğin konu ile ilgili yazı yarın bu vakitlerde blogda olabilir.