Nuh Köklü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nuh Köklü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mart 2010 Pazartesi

He Made the People Happy

Bugüne değin Football Quotes bölümüne her ne kadar Shankly Quotes dememiş isek bizim ayıbımızdır, kabul ya; bugünün sakil şeması J.Mourinho her ne kadar gözümüze filozof iğretisi gibi resmedilse dahi Bill Shankly şu sayfaların "Kafka"sıdır, bu da kabul; bu durum yüzümüzü kızartır.

Nuh Köklü bunları bizim için derleyip sunmuş. Kendisine teşekkür ediyorum.

Bil Shankly’den inciler

1959’da Anfield Road’a çıktığında ikinci lige doğru yola çıkan bir Liverpool vardı, şu an ise tarihi ve geleneği olan bir kulüpten bahsediliyor. Kuşkusuz bu tarihi geçişte Bil Shankly’nin katkısı çok fazla. FIFA, Shankly’nin çeşitli mevzulardaki sözlerini bir araya getirmiş.

Baskı üzerine

Avrupa kupası ne lig finali ne de başka bir maçın baskısı günde 50 şiline çalışmanın yarattığ baskıyla kıyaslanamaz.

Liverpool üzerine

Liverpool benim için doğdu, ben de Liverpool için.

Shankly üzerine:

Futbolun en iyi antrenörüydü ve birçok maç kazanmıştı. Asla kimseye kötülük yapmadı, ona karşı oynasaydım ve yine o benim karımın parmağını kırmaya kalkmış olsaydı dahi bir kez dahi olsun ona olan sadakatimden feragat etmezdim.


İskoçya’yla ve İskoçlarla oynamak üzerine

Fantastik. Mavi formalarıyla başlarını kaldırdıklarında size “zavallı İngilizler” der gibiler.

Fakat takımınıza üç tane İskoç koyarsanız birçok maç kazanırsınız. Bununla birlikte üçten fazla sorunu da başınıza alırsınız.

Everton üzerine

Eğer Everton benim bahçemde oynamaya kalksaydı, gidip perdeleri kapatırdım.

Psikoloji üzerine

Futbolda başarı büyük oranda kafada gerçekleşir. Kafanızda iyi şeyler yaratırsanız muhtemelen iyi işler başarırısınız. Ben Anfield’e çıktığımda hep Merseyside’ın iki ekibi yan yana derlerdi. Liverpool ve Liverpool’un oyuncuları.

Direktifler üzerine

Herhangi bir futbol kulübünde oyuncu, antrenör ve taraftar üçgeni vardır. Direktifin bir anlamı yoktur, onlar yalnızca imza atmak içindir.

Zafer üzerine

Eğer birinciysen birincisindir, ikinciysen hiçbir şeysindir.

Shankly’nin felsefesi

Sosyalizm politika değil, bir yaşam biçimidir. Ben gerçek yaşamımda birçok insanla birlikte çalıştım, onları destekledim, arkamda o insanlar oldu, onlardan yardım aldım, onlara yardım ettim, final maçlarını onlarla paylaştım. Birçok şey olmak istersiniz ama ben kendim için yalnızca futbolu ve hayatı görüyorum.

24 Şubat 2010 Çarşamba

Kayıp Hikayeler; Leandro Remondini

Remondini, 1938’de yirmi yaşındayken Milan’a gelir, ardından Modena, Lazio ve 1950 Dünya Kupası’ndaki tek milli maçı ( Paraguay’a karşı 2-0 kazanılan maç.) tarihinde hiç üst lige çıkamamış Luchesse ve son olarak Verona’da oynadıktan sonra futbolu bırakır. 1957’de Beşiktaş’ın antrenörü olan Remondini’nin takımı Olympiakos’u ön elemede hükmen galip gelerek eledikten sonra Real Madrid’le karşılaşır.

Puskas, Kopa, Gento, Santamaria’lı takıma elenir. O maçtan 43 yıl sonra Real Madrid İstanbul’a bir kez daha gelir hem de İstanbul’u görmek isteyen Puskas’la birlikte. Real Madrid’in başında ise Vicente Del Bosque vardır. Dönelim Remondini bağlantısına. 10 Haziran 1959’da lig finalinde Fenerbahçe’ye 4-0 yenilen Galatasaray’ın başında Remondini vardır, bu mağlubiyet onun sonu olmaz ama ertesi yıl Türk milli takımının başına geçer.

Bir arşiv kaydına göre Altay’ı da çalıştıran Remondini, Galatasaray’ı, Beşiktaş’ı Del Bosque’yi, Puskas’ı hatta futbolun iki “panter”i Varol ve Turgay Şeren’i birleştiren isimdi.

Not: Milan formasında sağdan ikinci remondini.

5 Ocak 2010 Salı

Leeds United F.C 1922-23

Herkes Manchester United’ı FA Cup’ta eleyen Leeds United’i konuşuyor. Leedsli oyuncular yerlerinin Manchester United gibi Premier Lig olduğunu düşünüyor. Oysaki İki takım 1922-23 futbol sezonunda ilk defa aynı ligde, ikinci ligde buluşmuşlardı. .

30 Aralık 2009 Çarşamba

Tarih Karşısındaki Yalnızlık

Tarih 19 Kasım 1969. Yer Maracana Stadyumu. Dakika: 34. Edson Arantes Do Nascimento “Pele” topun başında, karşısında Vasco Da Gama’nın Arjantinli kalecisi Edgardo Andrada. Andrada’ya Brezilyalılar, çok iyi refleksleri olduğu için kedi (Gato) diyordu ama o penaltı vuruşu karşısında yapacak bir şeyi yoktu. Bir Brezilyalı gazeteci tarihe tanıklık etti çünkü o gol Pele’nin kariyerindeki 1000. golüydü.

Şimdi tarih şeridini geriye saralım; sakatlandığı için Fluminese’de futbolu bırakmak zorunda kalan Dondinho’nun ayakkabı boyacısı oğlu bu golden tam 13 yıl 2 ay 12 gün önce, Santos, Corinthias karşısına çıkar. Maç 7-1 biter. 6. golün sahibi o sıralar 15 yaşında olan Pele’dir ve bu gol onun kariyerinde ilk golü olur. Kaleci Zaluar da tarihe böylece geçer. 31 Temmuz 1958 Santos 1 Comercial 1, Pele’nin 100. golü. 6 Haziran 1959 Santos 6 Fortuna 4. Avrupa turnesindeki Santos ekibinin attığı son gol Pele’nin 200.golüydü. 15 Eylül 1962 Santos 7 Ferrovaira 2, Pele 500. golünü atıyor. Şu an Brezilya üçüncü liginde oynayan Ferrovaira, kuruluşundan beri geleneklerini devam ettirdiği için ayrı bir önem taşıyor. İran Şahı Rıza Pehlevi’nin onu görmek için üç saat ayakta beklediği Pele, 21 Temmuz 1983’de ülkesinin Güney ve Doğu karmalarının yaptığı maçta son golünü attı.

Not: Biz henüz tanıtım yazısı girmeden sevgili Nuh Köklü ilk yazısını yolladı bile. Nuh Köklü değerli yazılarını bundan sonra Stereotype Ball için de yazacak. Kendisinin halihazırda çok güzel bir bloğu da var.