Sebastian Deisler henüz 17 yaşında iken oynadığı Borussia Mönchengladbach kulübünde müthiş bir intiba bırakan bir oyuncu iken o dönemki Dünya kupasına bile alınabileceği gündeme gelmişti. Nitekim kadroya alınmamıştı ancak Lotther Mattahus ve Beckenbauer'den "bu çocuk adam olur" selamını aldıktan sonra yakın zamana kadar ilgi ile takip ettiğimiz bir oyuncu olmuştu.Açık konuşmak gerekirse o dönem Alman futbolunun ziyadesiyle sıkıcı ve ilgiden uzak devam ettiğini bildiğimiz halde, Deisler'i başta Juve ve Bayern Münich, Hertha Berlin ile Deisler'i transfer etmek için sıkı bir yarışa girdiğinde performansı oldukça üst düzeydeydi.
Alman futbolu bir pozisyon anlayışı itibariyle biraz gariptir. Sağ bek orjinli bir oyuncunun bırakın sağ açık, ön libero ya da orta saha oynaması Batı Almanya milli takımından beri görülmemiştir. İşte tam bu noktada Sebastian Deisler çocukluğunda futbolculuğa sol açık (!) başlamanın ekmeğini geleceği için yediğinde, orta sahanın bir çok mevkisinde oynamanın tadını çıkarırken Alman oyuncu öğütücü fabrikası Bayern'e geldiğinde ciddi bir sakatlık geçirir.
İlk başta 6 aylık bir sakatlık gibi gözükürken, Deisler'in psikolojik olarak da çökmesi sonucu çok uzun bir süreye yayılır. Nitekim müzminliği bir yıl süren Deisler'e bir de göz tansiyonu ve karaciğerinde leke teşhisi konunca Deisler'in psikolojik çöküşü buhran halini alır ve ciddi depresif bir versiyon hale gelir.
Nitekim Bayern kulübü, oyuncunun milli takım adına gelecek için vaâtı ve potansiyeli olmasına karşın sözleşmesini dondurmaz ama durdurur. Transfer kayıtlarının son günü oyuncu bildirimi dilekçesine adı da işlenmez Desler'in. Hoş Sebastian Deisler de böyle istemiştir. Çünkü futbolu henüz kariyerinin ortasında iken bırakır. Alman futbolu kala kala Sebastian Kehl'e kalır.














