Mihenk Taşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mihenk Taşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz 2009 Cuma

Omar Sivori

Omar Sivori ve arkasında yarattığı futbol'un mülteci(!) akımı futbol tarihinde Bosman kadar bir mihenk taşı görevi görmez belki de. Ülkesindeki baskıları görmezlikten gelmeyip İtalya'ya kaçan Sivori, bu sefer Ülkesindeki sıkıntılara benzemeyen faşist baskıların futbol üzerinde küçük fareler gibi cirit attığı İtalya'da bir süre oynadıktan sonra İtalyan vatandaşlığına geçtiğinde kariyerinde belki debir hedef kalmıştı; Milli takıma seçilmek.

Nitekim İtalya milli takımı ile Dünya kupası Play-off karşılasması için kadroya girdiğinde kendisinin söyleyemediği ama Fifa'nın farkettiği bir durumla kadrodan çıkarılmıştı. Çünkü Sivori, Arjantin Milli takımında oynamasa da kadroya bir kez çağrılmıştı. Fifa o an belki de sırf Sivori için ama hiç değişmeyen ve bugün bile geçerliliğini koruyan Milli takım adaylığı kuralını çıkarmıştı. Sivori bu yüzden dört sene Arjantin Milli takımı formasını, daha sonraları İtalyan milli takımı formasını giymişti. Yıllar sonra, bu durumu bildiği halde neden böyle davrandığı sorulduğunda;


-"Çok korkmuştum" demişti Sivori. Kimden? diye tekrar sorulduğunda "elbette" hiçbir cevap verememişti.

Futbolun üzerinde kabus gibi duran "siyasi baskılar" yıllardır futbola zarar veriyor. Ama buna kimse dur demiyor. "Hakemin bitiş düdüğü" aslında bir bitiş değil, değirmenin suyunu çevirmeyi devam ettiriyor.

7 Haziran 2009 Pazar

Mihenk Taşı; Polyester

Kuşkusuz bu blogda futbol takımlarına ait eski formaları yayınlarken, bugün milyar dolar seviyesine gelmiş forma pazarının futbolun mihenk taşlarından biri saymamız abes olmaz. Ancak bu mefhumun gelişimi sırasında da tekstil ve oyuncu sağlığı adına kilometre taşları sayılabilecek gelişmelerde sağlanmışdır.

Futbolun ilk olarak Ada'da oynandığını algılayarak bu noktayı orjin seçersek nitekim futbol formaları adına sağlıklı konuşabiliriz, ilk futbol formaları sağlıklı olmasa da.

İlk futbol formaları kavramı Sheffield United takımı oyuncuları düzenli olarak bu oyunu oynadığında oluşmuş olsa da esasında diğer kıta yani Amerika'da beyzbol ve Rugby oyuncularının doğudan gelmiş keten formaları giydiğini biliyoruz. Belli bir süreçte oyuncular bu keten katkılı formaları giydikten sonra çoğunda deri ve zührevi hastalıklar sıcağın etkisi ile baş gösterince petrol katkılı polyester ile keten'in birleşiminden oluşan ve o dönemin tekstil icadı olarak gösterilen yeni formalar bir süre beğenilmişti.

Ancak özellikle beyzbol youncularının bu formayı giydiklerinde formanın hava almadığı ve dolayısı ile oyuncuların zorlandıkları gerekçesi ile Ada'da henüz futbol formalarında kullanılmaya başlanan ve o dönemin lüks maddesi olarak görülen İpek maddesini kullanılmaya başlanmıştır. Ve esasında forma tarihinin en uzun dönemi ipek formalarla geçirilmiştir.

Ancak 70'li yılların sonunda dokuma sanayisinin yerini otomatlı ve aynı zamanda yeni kumaş türleri çıktıkça formalar pamuk destkeli polyester'e yeni bir geçiş imkanı sunmuştur. Halihazırda kullanılan ipek formaların kış şartlarında oyuncuları soğuk ve yağmurlu günlerde ıslak tuttuğu için bu geçiş bir tür kolaylık sağlamıştır.

Günümüz futbolunun endüstirisi haline gelen bu kültürün bayrak firmaları Adidas, Nike, Puma, Reebok gibi firmalar kağıt üzerinde formaların içerisinde ne olduklarını söyleseler dahi esadında durumun oldukça gizli bir halde olduğu süphe götürmez. Ama uzmanlar günümüz formalarının içerisinde en az %60 kauçuk destekli polyestermaddesinin olduğunu savunuyorlar.

4 Haziran 2009 Perşembe

Mihenk Taşı; Çim saha

Futbolda çim sahanın kullanışı ile ilgili tarihçeye baktığımızda esasında oldukça ironik bir durumla karşılaşıyoruz. Çünkü Ada futbolunda bozma tarlalarda oynanmaya başlanan futbolun imkanlar olduğu halde çim sahada oynanmayışını görüyoruz. Bunun sebebi ise "Rugby gibi bir spor çimde oynamıyorsa biz de çimde oynamayız" gibisinden oldukça erkeksi bir dürtü ile olaya yaklaşan futbol mercileri ve kurucularından kaynaklanıyor. Aslında 1914 yılında kuzey konfederasyon liginde çimli sahalarda oynanmaya başlanan futbolun, sonraları oyuncuların topun çimin üzerinde kontrolü zorlaşıyor şikayeti ve gerekçesi ile tekrardan kum sahalara yatay bir geçiş yapmıştır.

Ancak liglerin başlangıç tarihlerini eylül'e alan Football Association kış aylarındaki zor şartlar yüzünden tekrardan çim sahalara dönmüştür. Ve resmi olarak ilk çim saha, 1938 yılındaki Fa Cup finalindeki Preston- Huddersfield maçı ile mürekkepli kalemlere adını tarihe yazdırmıştır.

18 Mayıs 2009 Pazartesi

Mihenk Taşı Ep2: Jean-Marc Bosman

Jean-Marc Bosman, yani bizim onu tanıdığımız adıyla değil de futbolun gelişmesinde/değişmesinde aktif rol oynayan "Bosman Rule" adı ile biliyoruz. Kazandığı tüm parayı 9 yıl boyunca süren mahkeme masraflarına vermiş biri Bosman.

Belçika'nın Liege ekibinde oynarken Dunkerque ile anlaşan Marc Bosman Liege ekibinin bonservis ücreti istemesi üzerine mahkemeye başvurur. Ancak ne var ki mahkemenin dokuz yıl sürmesi Bosman'ın ancak futbol hayatının bitmesine yakın olmuştur ve Bosman'ın kariyerine herhangi maddi/manevi etki etmemiştir. Ancak mahkemenin verdiği karar Avrupa'da oynayan oyuncuların kariyerlerine çok önemli bir etki yapmıştır. Bu karara göre kontratı biten oyuncu bonservis ücreti olmaksızın herhangi bir kulüple anlaşmaya varabilecekti.

Şüphesiz Bosman kuralı kulüp odaklı anlaşmalardan çok futbolcu/oyuncu menajeri/kulüp üçgeninin oluşmasına da yardımcı olmuştur. Bu noktayı da atlamayalım.

17 Mayıs 2009 Pazar

Mihenk Taşı Ep1: Düdük


Futbolu geliştiren, daha doğrusu bu oyunun gelişiminde katkısı bulunan kişi, kurum, kuruluş ve objeleri inceleyeceğimiz bu yeni bölümün ilk konusu hakem düdüğü.

Bilinen hikaye futbol maçlarının ilk olarak hakemsiz yani tabiri caizse "adamın gol diyor" mentalitesi ile oynandığı. Daha sonraları hakem kullanılmaya başlandığında ve savaş sonrası maçların seyirci çekmesi ile hakemlere polislerin kullandığı düdükler verildiğinde mihenk taşı tam anlamıyla yerine oturmamıştır. Çünkü maç sırasında tribünde hakem düdüğü ile aynı ses ve frekans kullanan düdüğü çalan seyirciler olduğundan dolayı Acme firması sesinin kopyası yapılamayacak, özellikle hayvan eğititmlerinde kullanılan düdüklere benzer düdüklerden sınırlı sayı yaptırıp hakemlere dağıtınca bu iş tam anlamıyla bir ritüel halini almıştır. Futbolun özellikle savaş sonrasında binlerce kişiyi stadlara çekmesinden sonra Futbol kurumu(FA) Acne firmasıyla anlaşma imzalayıp bu firmanın "resmi düdük üreticisi" konumuna gelmesini sağlamıştır. Kolay değil, 120 yıldır süren bir anlaşma bu. Daha doğrusu ritüel halini almış desek yanlış olmaz.

Acme şirketi 120 yıldır İngiltere futbol müsabakalarının resmi düdüğünü üretiyor.